24
1.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası
alın hizasında yüzünü sıyırdı indi. Bedeniyle baş başa. Ne kulağını meşgul eden
bir müzik sesi, ne burnunu yoran bir çiçek kokusu. Gözleri kapalı. Bir elbise
var üzerinde; o da olmasa…
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı.
Şimdi etine daha yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin
düşürmüş. Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz da terlemiş, tekrar yattı.
Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Yıldızların gürültüsü mü? Koku?
Teri kokuyordu. Sinirlendi. Koklamamak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil;
yalnızca karanlıktan. Konuşmuyorum, ağzım kapalı, dokunmuyorum. Elleri
saatlerdir aynı konumda kalmaktan uyuşmuş. Hissetmiyorum.
Uyanıklıkla uyku hali arasında, en sakin
an.
2.
Baştan başlayalım. Nereye bakıyordun?
-
Anımsamıyorum.
-
Sana bakanlara kendi bakışlarınla karşılık vermişsin.
-
Vermedim.
-
Yalan söyleme. 6 Şubat günü sana tam kırk sekiz kişi bakmış.
-
Nerden biliyorsunuz?
-
Tüm bakanlar bizim adamımızdı. Sana bakan herkese bakmışsın.
Üstelik dördüne şehvetle yedisine tiksintiyle bakmışsın.
-
Diğerlerine?
-
Sus.
Elindeki kağıttan okumaya devam etti.
-
On beşine gülümser gibi bakmışsın. Dokuz tanesine basbayağı
gülmüşsün. Bunların ikisine aşağılayıcı, dördüne korkutucu, birine içten, bir
diğerine kıskançlıkla gülmüşsün. Sonuncusuna alt ve üst dişlerini birlikte
göstermişsin.
-
Anımsamıyorum.
-
İnkar etme, elimizde tutanaklar var.
Sessizlik oldu.
-
Hakimim, bakmak suçundan yirmi dört yıl istiyorum. Cezayı
hafifletici hiçbir neden bulunmamaktadır.
3.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası
alın hizasında yüzünü sıyırdı indi. Bedeniyle baş başa. Ne kulağını meşgul eden
bir müzik sesi, ne burnunu yoran bir çiçek kokusu. Gözleri kapalı. Bir elbise
var üzerinde; o da olmasa…
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı.
Şimdi daha yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin
düşürmüş. Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz terlemiş, tekrar yattı.
Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Yıldızların gürültüsü mü? Koku?
Teri kokuyordu. Sinirlendi. Koklamamak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil;
yalnızca karanlıktan.
Konuşmuyorum, ağzım kapalı,
dokunmuyorum. Ellerim saatlerdir aynı konumda kalmaktan uyuşmuş. Hissetmiyorum.
Uyanıklıkla uyku hali arasında, en sakin
an.
4.
-
Kaldığımız yerden devam edelim. 7 Şubat günü tam seksen üç
kişiye bakmışsın. Bunların altmış altısı, üstelik, sana hiç bakmamış, seni
hiçbir şekilde görmemiş.
Elindeki dosyayı inceledi.
-
Burada çok önemli bir suçlama daha var.
Sırıttı.
-
Baktıklarından birinin yüzü üzerinde gözlerini tamı tamına otuz
altı saniye tutmuşsun ve erkek cinsiyetli bu gence bakarken “yüzü ne kadar da
çirkin” diye düşünmüşsün.
-
Yalan.
-
Elimizde kanıtlar var. Düşünürken seni görenler var.
-
Yalan.
-
İddiaların geçersizdir. Elimizde raporlar var.
İşaret etti.
-
Götürün.
5.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası
alın hizasında yüzünü sıyırdı indi.
Bedeniyle
baş başa. Ne kulağını meşgul eden ne bir müzik sesi, ne burnunu yoran bir çiçek
kokusu. Gözleri kapalı. Bir elbise var üzerinde; o da olmasa…
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı.
Şimdi etine daha yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin
düşürmüş. Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz terlemiş, tekrar yattı.
Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Karanlığın gürültüsü mü? Koku?
Teri kokuyordu. Sinirlendi. Koklamamak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil;
yalnızca karanlıktan.
Konuşmuyorum, ağzım kapalı,
dokunmuyorum. Ellerim aynı konumda saatlerdir kalmaktan uyuşmuş. Hissetmiyorum.
Uyanıklıkla uyku hali arasında, en sakin
an.
6.
Bugün diğer suçlarını sayacağım.
Hakkında yeni kanıtlar ele geçirdik.
-
8 Şubat…
-
Burada ben konuşurum.
Elindeki kağıtları karıştırdı.
-
8 Şubat.
Biraz daha inceledi.
-
8 ve 9 Şubat günlerinde, iki gün üst üste yüz otuz dokuz kişiye
bakmışsın. Bu bize gösteriyor ki baktığın kişileri içinden tek tek sayıyorsun. Yüz otuz
dokuzar dokuzar…
-
Yalan.
-
Götürün.
7.
Odasında yatıyor. Oda değil hücre. Bir
soğuk su damlası alın hizasında yüzünü sıyırdı indi. Duvarlar akmış. Bedeni var
yalnızca. Ne kulağını meşgul eden bir müzik sesi, ne de burnunu yoran bir çiçek
kokusu. Gözleri kapalı. Bedeni. Bir elbise var üzerinde; olmasa…
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı.
Etine yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin
düşürmüş. Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz da terlemiş, tekrar yattı.
Nabzı yerine geldi.
Bu ne? Yıldızların gürültüsü mü? Koku?
Teri kokuyordu. Sinirlendi.
Bir de sıcaklık duydu. Gözyaşı? Bırak.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil;
yalnızca karanlıktan.
Konuşmuyor, ağzı kapalı, dokunmuyor.
Elleri aynı konumda saatlerdir kalmaktan uyuşmuş. Hissetmiyor.
Uyanıklıkla uyku hali arasında, en sakin
an.
8.
-
Dünkü tavrından sonra baştan başlamamız gerekiyor. Adınız?
-
S.
-
Soy adınız?
-
T.
-
Yaş?
-
28.
-
Cinsiyet?
-
Dişi.
-
Herhangi bir hastalığınız var mı?
-
7.2 derece miyop.
-
Yalan hakimim. İnanmayın.
Ona döndü.
-
Durumunu git gide güç duruma sokuyorsun.
9.
Odasında yatıyor. Bir soğuk su damlası
alın hizasında yüzünü sıyırdı indi.
Bedeniyle. Ne kulağımı meşgul eden bir
müzik sesi, ne burnunu yoran bir çiçek kokusu. Gözleri kapalı. Bedeni.
Bir elbise. Olmasa…
Gürültüyle üzerindeki elbiseyi çıkardı.
Şimdi etine yakın.
Elbisenin gürültüsü onu bitkin
düşürmüş. Ortalığın sessizleşmesini bekledi. Biraz da terlemiş, tekrar yattı.
Nabzı yerine geldi.
Yıldızların gürültüsü mü? Teri mi?
Hiçbir koku. Gözyaşı, gözyaşı. Din.
Gözleri hep kapalıydı. Bağlı değil;
yalnızca karanlıktan.
Konuşmuyor, ağzı kapalı, dokunmuyor.
Elleri saatler var aynı. Uyuşmuş. Hissetmiyor.
Uyanıklıkla uyku hali arasında, en sakin
an.
10.
6-16 Şubat
günleri arasındaki on gün süresince 1830 kişiye bakmak, 689 bakışa şu veya bu
biçimde karşılık vermek, bakılanlar hakkında aşağılayıcı imalar içeren davranış
göstermek suçlarından sanık S.T.(28)’nin 24 yıl karanlık
ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık, bizzat verdiği ifadede tüm
suçlarını kabul etmiş, cezasına koşulsuz rıza göstereceğini beyan
etmiştir.
Paralax, 2001