FORCIONE SİZİNLE OLSUN

Çeviren: Özge Baykan

 

Kesit: Dört yıl sonra "sigaralı büyük adamın" kartvizitini çıkarıp gitar kasamın üzerine bırakmasına ve "Ofisime gel" dediğine şahit olacaktım.

Antonio Forcione, pek çok stili birleştirebilen bir gitarist. Richard Giplin ustanın motivasyonunun arkasında yatan etkenleri araştırdı.

 

Bin mil uzakta bile olsa onun gülümsediğini söylemek kolaydır. Telefonun cızırtıları arasından yapmak istediğini yapan, olmak istediği yerde olan bir adamın kendinden emin düşünceleri berraklıkla parlıyor. Günümüzde müzik dünyasının en yaratıcı, sıra dışı ve karizmatik gitaristlerinden biri olan Antonio Forcione, çok sevdiği Adriyatik kıyısında ailesiyle birlikte tatilde.  Fakat tatili mükemmel kılmak için gerekli olan bir şey daha var -işi. Buna da sahip orada. “Siz beni aradığınız sırada çalıyordum. Gitarı elime her aldığımda onunla birlikte kendimi yeni bir şeyin içine itiyorum. Yeni bir şeye ihtiyacım olduğundan değil; ama bunun tadını da çıkarıyorum.” Neyse ki onu bölmemden rahatsızlık duymadı.

 

10 müthiş albümün sahibi Forcione’nin caz, ispanyol, brezilya müzikleri ile klasik müzik alanında geliştirdiği kendine özgü keşifler ve alaşımlar onun akustik gitarın kalıpları kıran müzisyeni olarak üne kavuşmasını sağladı.Ününü daha çok enstrümanını hem melodik, hem de teller üzerinde elde ettiği çeşitli ritmik efektlerle adeta vurmalı bir çalgı olarak kullanmasına borçlu.

Şimdiye kadar gerek ödüllü şarkıcı Sabina Sciubba ile oluşturdukları ünlü ikili Acoustic Mania'nın üyesi bir solo gitarist olarak, gerekse kendi akustik grubunun önünde lider olarak yer alsın Forcione'nin kayıtları uluslarası caz listelerinde sık sık ilk on sırada yer aldı, film ve televizyon için kullanıldı. Londra'da yaşamasına rağmen Forcione genellikle turnede bulunuyor. British Council'in işbirliğiyle gerçekleştirdiği son konserleri ise, onu Karibiklerden Kazakistan'a Avrupa'dan Endonezya'ya taşıyacak yoğun bir program içeriyor.

 

Forcione’nin müzik tutkusu gençliğinde babasının o doğmadan önce aldığı ikinci el, eski bir gitarla sınırlıydı. "Bateriyi seviyor ve bir baterist olmak istiyordum. Fakat çok fakirdik ve evde bir gitar olması beni onu kullanmaya itti ve çevremde gitarla ilgili çok az şey vardı. İlk dersimi berberden aldım. O zamanlar sadece berberler çalardı çünkü ellerinde nasır olmayan bir tek onlar vardı. Diğer insanlar tarlada çalıştıklarından onların elleri nasırlı ve kalındı, fakat berberlerinki öyle değildi. Ve müşterilerden arta kalan zamanda çalmaya vakitleri vardı." O günlerdeki bu yardıma rağmen Forcione genel olarak kendini yetiştirdi. 13 yaşına geldiğinde kendi folk-dans grubuyla gitar, mandolin ve davul çalarak İtalya'yı turlamaktaydı. Gitar giderek hayatında daha çok yer ettti ama diğer enstrümanların etkisi de her zaman varlığını korudu. "Tekniğim hala gitara vurmalı bir çalgı gibi dokunmak şeklinde, çalışım hala belli bir ritm üzerine kurulu. Balat çaldığım zamanlarda bile stilim ritmik yönde ilerliyor."

 

Müziğine daha büyük bir esin kaynağı arayışı içindeki Forcione 1984 yılında Londra'ya gittiğinde elinde yalnızca bir gitar ve birkaç parça giysi taşıyordu. Tek kelime İngilizce bilmeyen bir yabancı olarak, çevresinde olup bitenleri çoğu zaman anlayamıyordu. "İnsanlarla iletişim kurmamın tek yolu müzikti, böylece çaldım, çaldım, çaldım. Sokak şarkıcıları için yapılan bir yarışmayı kazanmıştım. Ama insanların bana söylediklerini bile anlamıyordum. Kiramı ödeyebilmek için köşemde çalarken BBC de beni arıyordu! Dört yıl sonra "sigaralı büyük adamın" kartvizitini çıkarıp gitar kasamın üzerine bırakmasına ve "Ofisime gel" dediğine şahit olacaktım. Gittim ve bana Barclay James Harvest'ın desteğinde bir Avrupa turnesi teklif edildi. Bir gece içinde, Covent Garden'ın sokaklarından 20.000 kişi önünde çalmak üzere Genova'ya uçmuştum!” Bunu bir albüm, "Light and Shade" (Sol, 1984) takip etti ve gerisi tarihe yazıldı.

 

Bu kadar da değil. 39 yaşındaki Forcione hala 20 yaşında sahip olduğu bir istekle gitarını yeni keşiflere ve ifade biçimlerine doğru sürüklüyor. "Meraklı bir insanım. Gitarıma bakıp da ondan nasıl değişik sesler çıkarabileceğimi düşünmeyi hiçbir zaman bırakmadım. Bir keresinde "ud" adlı Irak kökenli bir enstrümanı dinlemiştim. Perdeleri yoktu. Ses beni çarpmıştı-çok güzeldi! Üç yıl önce, kendime bir tane aldım ve öğrenmeyi denedim, fakat çok geçmeden anladım ki bu tüm bir parmak stilinin değişmesi anlamına geliyordu ve saatlerce çalışma gerektiriyordu. Onun yerine eski bir gitarın perdelerini aldım, yeniden düzenledim ve sekiz yeni tel ekleyerek bir harp tınısı elde etmeye çalıştım. Bunu da "uddan" olarak adlandırdım. Buradaki "an" benim ön adımdan geliyor. Böylece, yalnızca yaşamımı biraz daha zorlaştırmak için, 14 telli bir çalgı yaptım." Uddan'ı, ilk olarak Hint perküsyoncu Trilok Gurtu ve basçı Kai Eckhardt ile gerçekleştirdiği Ghetto Paradise (Naim, 1998) adlı albümünde kullandı.

 

Bu sürekli yaratıcılık ihtiyacının nerden geldiğini anlıyor mu? "Bilmiyorum. Bu içsel bir şey, yaşamla ilgili." Sanatçı olmak yaratıcı olmayı gerektirir. Yaratıcılığı geliştirebilirsiniz fakat öğrenemezsiniz. Bu sadece benim fikrim. Benim elimde olan, bir şeyi kendi tarzımda yapmaya çalışmak. Bazı öğretmenler için gitarı tutuş şeklim yanlış olabilir ama bunun benim için önemi yok. Benim için, iyi müzik hissettiğin şeye bağlı kalmaktır."

 

Bu inancını, seçtiği bir tarz içinde tamamen doğaçlama çalabilmek için bir fırsat olarak değerlendirdiği canlı performansları sırasında da gözlemek mümkün. "10 ya da 15 dakika doğaçlamaya devam ettim, bu sırada nereye gittiğimi ve nerede güzel bir deneme yakalayacağımı bilmiyordum. Bu iş, sağlam bir özgüveni, teknik olarak kendini iyi hissetmeyi ve kendinle barışık olmayı gerektirir. Seyirciyi düşünmemeye başlarsınız, zamanı düşünmezsiniz; içindesinizdir ve yapıyorsunuzdur. Bazen seyirciye de bu ulaşır. Nasıl olur bilmiyorum ama onlar da o sırada sahnede bir sürü şeyin gerçekleştiğini yakalıyorlar. Bunun da belli enerjilerle ilgisi var. Teknik olarak çok kolay bir şey bile olsa anlam dolu çalıyorsanız, seyirci hisseder. Buna kesin olarak inanıyorum.”

 

“Canlı çalmanın gerçek deneyimi mekan ve zaman artık önemini yitirdiğinde yaşanır. Yaptığınız şeyle birsiniz ve bu da içinde olabileceğiniz en iyi durumdur. Rahatsız olmayın, çok sürmüyor!" Ama, şimdi, Forcione'nin telefondaki sesi uzaklaştığında bile, başka bir doğaçlama performans için elini gitarına atıyordu. Bahsettiği o sihirli anlar- yıllardır sürüyor olmalı!

 

Jazz, 2002

 

music

 

© Özge Baykan